Şuan Yelkenci.org Arşiv Sayfasındasınız!
Yelkenci.org ana sayfasına geçiş yapmak için tıklayın...

Yazar Hakkında

10 Nisan 2022, 07:44

HAYATI NASIL KÜREKLEMELİ?


Kürek sporunun iki ayrı farkındalığa katkısı bulunmaktadır. Birincisi öz, bireysel farkındalığınız diğeri bir arada farklı kültürlerle nasıl yaşanabilir farkındalığı. Her iki tür farkındalığa da günümüz çalışma koşullarında ve gündelik yaşamlarımızda geçmiş dönemlere kıyasla daha fazla ihtiyaç duymaktayız. 

Kuşaklar arası zaman dilimi kısalmakta ve sağlıklı uzun ömür artmakta, dolayısı ile geçmişe göre daha geniş dilimli demografik yapılarda hayatımızı sürdürmekteyiz. Farklı kültürlerin veya farklı yaşlardaki insanların birbirleri ile uyum içinde devam edebilmeleri her geçen gün daha da önem kazanmaktadır. Küresel olarak yaşadığımız pandemi'nin bu gelişen trende etkilerini önümüzdeki günlerde gözleyebileceğiz. Küreselleşme, at sırtında göçlerin olduğu veya deve kervanıyla ticaretin olduğu kadim zamanlardan başlayarak, teknoloji sayesinde de müthiş bir ivme ile devam etmektedir. Acaba küresel salgın; bize, içimize kapanık yaşamlar mı getirecek? Dijital küreselleşme devam ederken, insan mobilitesi sınırlanınca nasıl bir yaşamla karşılaşacağız?

Temel bazı anlayışlar var ki, onlarda temel bir küresel sözleşme olduğu takdirde, bu tekne süzülmesini sürdürecektir. Daha önceki yazılarımda bahsetmiş olduğum birbirini olduğu gibi kabul etme, herkesin elinden gelenin en iyisini yapması ve bu konuda birbirine güven ve affedebilme becerileri, dinlemeyi bilmek, kendini bilmek, egonu farkında olmak ve bunu küpeşteden atabilme hünerleri bu ortak anlayışı geliştirmenin ve sözleşmenin önemli hususlarındandır. 

Yine kürek sporu özelinde örneklemek adına, Daniel James Brown'dan bir alıntı yapmak istiyorum.   '... Kürek bir hünerdir. ... Hüner, kürek kuvveti, dayanıklılık, yılmaz bir irade ve üstün bir teknikten daha önemli olarak kendi hırslarını göz ardı edebilme, egosunu küpeştenin dışına atabilme, onu teknesinin ardında oluşan girdaba atabilme yeteneği ve yalnızca kendi için değil teknedeki diğer çocuklar içinde kürek çekebilme becerisini barındırır...' (1)

İşte tam da bu tanım ile, bir arada yaşama kültürünün nasıl olması gerektiği anlatılmaktadır. Bunu yapabilmek için de ciddi olarak kendini çok iyi bilme, kendini tam anlamıyla ortaya koyabilme ve bilinçle birbiri için devam edebilme; kendine rağmen bir arada olabilme  becerisinden bahsedilmektedir. Dolayısı ile kendini farketme aslında en önemli noktadır. Bu nedenle farkındalık eğitimleri veya (mümkünse daha iyisi) psikoterapiler önem kazanmaktadır.

Kendini fark edebilmek, öylece bir çırpıda kazanılabilen bir şey değildir. Çünkü yaş döngülerimiz ve hayatımız içinde hiç durmadan bir değişim ve hesaplaşma içindeyizdir. Bu değişim sürecini sanırım anlatmayan filozof kalmamıştır. Aşık Veysel'in 'Uzun İnce bir Yoldayım' türküsü, Herman Hesse'nin 'Siddhartha' romanı veya Dante'nin 'İlahi Komedya'sı, Paulo Coelho'nun 'Hac' romanı yaşamın kendine doğru yaptığın bir yolculuk olduğu üzerine yazılmış örneklerdir.  

Kürek çekerken, doğanın içinde kendinle kaldığında ve görmediğin bir istikamete, gerek tek başına, gerekse ekiple birlikte ilerlerken, her antreman, bir yaşamı algılama yolculuğudur. Kürek çekmenin, her kuşaktan insanın tecrübe etmesi gerektiğine yürekten inanıyorum. Özellikle imkanı olan şirketlerin personellerini göndermeleri verimliliğe büyük katkı sağlayacaktır.

                                                Moğlova Kemeri-İstanbul                                                                          Fotoğraf: Kerimcan Ertuğ  

Farklı hobilerde de benzer deneyimleri elde etmeniz mümkündür. Organik bahçesi olan bir arkadaşım var. Dinginliği ve yaratıcı gücünü bahçesinde bulmakta ve yaşamı bahçe üzerinden yorumlamaktadır(2). Bir sırt çantasıyla farklı rotalarda Dünyayı gezen bir dostum var; yaşam yolculuğunda gezgin olmayı, yaşam farklılıklarını derinlemesine algılayarak, sonsuz bir arayışta öğrenci olmak olarak  tanımlamaktadır (3). Sizin ilham kaynağınız da belki örgü örmek, belki bir sanat branşı ile uğraşmaktır. Benim ki kürek çekmek oldu. 

Bana göre, kürek çekmek hayatın kendisidir. Rotanız üzerinde tekneniz suda iz bırakır, bu izi izlediğinizde arada düz gidememiş olduğunuzu fark edersiniz. Hatalarınızı yargılamadan kabullenmek, yolunuzu düzeltmek sizin ellerinizde tuttuğunuz küreklerdedir. Elinizden geleni yapmışsınızdır. Bu sürede nasır tutan elleriniz size gurur verir. Kürekçiler ellerini sık sık gösterirler ama sızlanmak için değil de, nasıl emek verdikleri ile gururlandıkları için gösterirler. Yaşamın ve emeğin kıymetini bilirler. Yaşam yolculuğunuz da buna benzer, elde ettiğiniz tecrübe ve bu uğurda harcadığınız emek ile gurur duymakla başlayabilirsiniz. Egonuzu ve onu nerede durdurmanız gerektiği konusundaki farkındalık, yaşam yolculuğunuzun önemli kazanımlarından biridir.




Kürek çekerken gücünüzü, palalarınızla suyu yakaladığınızda vermeniz gerekir. Bunun içinse iki kürek arası bedeninizi ve zihninizi sakin tutarak dinlendirmelisiniz. Bu kısa dinlenmeleri yapamazsanız, bir sonraki küreğiniz yeterince güçlü olamaz. Bir sonraki kürek süzülmeniz yerine yavaşlamanız ile sonuçlanır. Ve bir süre sonra yorgunluktan bitap düşmüş ve sertleşmiş kaslarla hareketsiz kalabilirsiniz. Gün içinde oradan oraya birden fazla sorumluluğun peşinde koşuşturursunuz. Doğru kısa dinlenmeleri yapamadığınızda kendinizi çıkmazda bulursunuz. Her seferinde ne kadar güçlü olabildiğinizi yargılamadan arada ne kadar sakin kalabildiyseniz bir sonraki aşamada yeni bir güç keşfedersiniz. Sakinliğin ardından gelen gücünüzü araştırmak ve kendini bulmak için fırsatlar yaratmak gereklidir. Kürek çekmek size bu fırsatı sunmaktadır, böylece size molanın ve dingin kalabilmenin kıymetini de öğretir. 

Çok kez '...alıp başımı dağlara çıkacağım...' veya '...deniz kenarı yazlıkta domates ekeceğim...' diye 'evrene' gönderdiğimiz mesajların temelinde bu aşırı yorgunluk yatmakta. Bu hale gelmeden ömür boyu verimli biçimde yaşamı küreklemek için bu molalara ihtiyaç vardır. Belki bir arkadaşınızı telefonla aramalı, ya da sakin bir müzik eşliğinde kahve içmelisiniz. Bunun yanıtı sizdedir. Benim başka bir tavsiyem de 'Gezgin Gürcan'ın Sesli Hikayeleri' adlı Borusan Klasik radyoda başlayacak olan radyo programını dinlemenizdir. Haziran ayında başlayacak olan bu programda müzik eşliğinde hem farklı gezi ve insan hikayelerini, hem de bir yaşam yolculuğunu bulabileceksiniz(4).

Hayatı her yaşınızda, daha iyi bir süzülüş arayarak,  farklı küreklemişsinizdir. Bunu hem tek başınıza hem de başkaları ile bir arada yapmışsınızdır. Yolculuğu hiç sonlandırmadan, hayal rotanızda devam edersiniz. Yolculuğunuzu yargılamadan, bunun bir rekoru olmadığını farkederek, affederek,   birbirimizi dinleyerek beraberce devam edebilmek, aynı zamanda bireye de özgürlük getirmektedir. Hayatı nasıl küreklemeli? sorusunun cevabı size öznel olabilir,  birlikte nasıl kürekleneceğinin veya birlikte nasıl yolculuk yapılabileceğinin cevabı da bireylerin ortak bir anlayışta buluşmasına bağlıdır. Ortak bir anlayışta buluşabilmek için de bireysel farkındalığı gelişmiş ve egosunu kontrol altına alabilen, birbirini dinleyen bireylerle mümkündür. 

Hayal Rotanızda İyi Yolculuklar ...

(1) Brown Daniel James, Kürek Çocukları, Çev.Hoşafçı Özgür Umut, İstanbul, Inkılap Yayınevi, 2017, S.37

Behice Aslıhan Dizdaroğlu tarafından gönderilmiştir.  https://hayalrotanizda.blogspot.com/  Yazı:Behice Aslıhan Dizdaroğlu©Copyright

 

Yazarın Diğer Yazıları

HAYAT TEKNENİZDE

Kürek sporu yapmaya başlama fikri beş kız arkadaş oturmuş dertleşirken ortaya çıkmıştı. '...Beş kişi haftada bir gün yemek yemek yerine, birlikte daha sağlıklı bir faaliyet yapalım...' fikrinden yola çıkılmıştı. İçinde deniz olan, sabah erkenden bir saat yapıp, sonra herkesin kendi şapkasındaki sorumluluğa koşturabileceği bir faaliyet bulduğumuz için heyecanlanmıştık.

1.05.2022 07:39:05

2 TEK

27.03.2022 09:48:59

KADIN KÜREKÇİ OLMAK

KADIN KÜREKÇİ OLMAK

8.03.2022 10:24:15

Balık Satın Alırken Dikkatli Olun

08 Nisan 2004

Çok değerli olan bu besin maddesi,taze iken ne kadar yararlıysa bayatladıkça o kadar zararlı olabilir.

AKSAM Türkiye'nin ilk balık müzesini açtı

11 Ocak 2013

Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü (AKSAM)'ın yaptığı çalışmaların sonucunda Türkiye'nin ilk balık müzesi ortaya çıktı.

StatCounter